| Turkish | English | |||
|---|---|---|---|---|
| Politics | ||||
| Politics | aday olan | up adj. | ||
|
Tom isn't up for re-election. Tom yeniden aday olmayacak. More Sentences |
||||
| Turkish | English | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | üniversiteye kaydolmaya aday olan kimse | matriculant n. | ||
| Idioms | ||||
| Idioms | kazanmaya aday olan | in the running expr. | ||
| Law | ||||
| Law | ingiltere kilise hukukunda birini papaz olarak aday gösterme hakkı olan kimse | advowee n. | ||
| Politics | ||||
| Politics | başkanlık seçimlerini kazanmış olan ama henüz başkan olmamış aday | president-elect n. | ||
| Politics | seçimde ikinci derece göreve aday olan kimse | running-mate n. | ||
| Politics | gönülden geçen aday yerine kazanma şansı en yüksek olan kötünün iyisi adaya oy verme | strategic voting n. | ||
| Politics | gönülden geçen aday yerine kazanma şansı en yüksek olan kötünün iyisi adaya oy verme | strategic voting n. | ||
| Religious | ||||
| Religious | tarikata girmek için aday olan kimse | postulant n. | ||
| Slang | ||||
| Slang | bir pozisyona aday olan ve insanlarla bire bir görüşüp, tanışıp, onları dinleyen politikacı | flesh-presser n. | ||
| Slang | bir pozisyona aday olan ve insanlarla bire bir görüşüp, tanışıp, onları dinleyen politikacı | palm-presser n. | ||